Ana sayfa
   Dost Siteler
   Bize Gelenler
   Dergimizin Satış Noktaları
   
 
      Kullanıcı Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Ücretsiz Üyelik
Berceste

Editörden

Ümit Fehmi Sorgunlu

 

Sevgili okuyucular

Elinizde bulunan 85. sayı ile birlikte sekizinci cilde daha güvenli ve tecrübeli olarak başlamış bulunuyoruz. Bir edebiyat dergisi için yedi yıl hiç ara vermeden, hiç aksamadan,  muhtevadan ve kaliteden ödün vermeden çıkmanın ne demek olduğunu az çok edebiyata gönül verenler ve dergicilikle uğraşanlar çok iyi bilirler.

Bu yedi yıl içerisinde, hem boyalı basının aldığı reklâm diliminden yoksun olarak en az abone ile çıkacak, hem de sırtınızı herhangi bir vakfa, bir derneğe, ve zengin bir kuruluşa dayamadan, ödüllü bir naat yarışması hazırlayacaksınız. Üstelik bu süre içerisinde çevreden gelen yıpratma çabalarına göğüs gererek, milli edebiyat çizgisinden zerre taviz vermeden, başınız dik, alnınız açık bir şekilde, her ay sanki ilk kez yayına giriyormuş gibi heyecan ve vakarla dergi çıkaracaksınız.

Bu saydığım şartlar içinde, bir dergi çıkarmak, hem de bir edebiyat dergisi çıkarmak, açık ve net konuşmak gerekirse büyük bir başarıdır. Üstelik çıkardığınız dergi birçok özel sayılarıyla gündemi belirleyecek ve bütün sanat çevrelerinde kendinden söz ettirecek.

Evet, bütün bunları edebiyata olan sevgimiz ve tek sermayemiz olan dürüstlüğümüzle başardık. Ancak ne var ki, edebiyata olan sevgimiz ve dürüstlüğümüz ekonomik gücümüzü düzeltmiyor. Şu anda bırakın kendi yağımızla kavrulmayı, her ay telafi edilemeyecek zararlarla çıkıyoruz. Onun içindir ki siz okuyucularımızdan ve yazarlarımızdan bir abone zinciri oluşturmanızı bekliyoruz. Şöyle ki dergimize 8 abone bulan herkese, bir yıllık abone ücreti hediye edilecek ve kendisine de ücretsiz dergi gönderilecektir.

Bütün bu ekonomik sıkışıklığımıza rağmen, içinde bulunduğumuz mali krizden dolayı sizleri de düşünerek fiyatımızda bu yılda herhangi bir değişiklik yapmadan abone olacaklara indirim uygulayarak bir yıllık abone ücretini 50 TL olarak belirledik. Şimdi artık bu dergiyi yaşatmak için gayret hepimize düşüyor.

Şimdiye kadar dergimizi tam olarak takip edemeyen ve eksikleri bulunan okuyucularımız, eğer isterlerse kendilerine 7. cildimiz 50 TL artı cilt masrafı ile ödemeli olarak gönderilecektir.

Değerli okuyucularımız,

Bu sayımızdan itibaren değerli kalemlerimizden Mehmet Kutay yayın dünyamızda yer alan dergilerimiz ve yeni çıkan kitapların muhtevaları ile ilgili okuyucularımızı bilgilendirecektir. Böylece siz okuyucularımız diğer dergi ve yeni çıkan kitaplar hakkında da bilgi sahibi olacaksınız.

Nice yedi yıllara ulaşmak dileğiyle sizleri 85. sayımızla baş başa bırakıyorum.

 

 

ŞİİR TANIMLANABİLİR Mİ?

 

 

                                                                                                          Bekir OĞUZBAŞARAN

 

Şairlerin ve şair olmayanların şiiri tarifi, görme engellilerin fili tarifine benzer. Gerçekten de bu tanımlar birbirinden o kadar farklıdır. Ancak şunu kabul etmek lâzımdır ki, biz bu eksik, yarım, tek yönlü, öznel tanımlamalardan bile faydalanırız. Bunlar yine de büsbütün faydadan hâlî değildir. Şiire yaklaşımda bunların her biri, bir ölçüde yol gösterici olabilmektedir. Hattâ şunu da söyleyebilirim: Yerli ve yabancı birçok bilim, sanat ve kültür adamının, eleştirmenin, şiir severin, filozof ve düşünürün, sayısız insanın yaptığı bu tanımların toplamı dahi şiirin ne olduğunu, ne olmadığını birebir ortaya koymaz. Çünkü; iki kere iki şiirde illâ da dört etmez. Şiir, yaşayan, sürekli değişen bir şey olduğu için, şimdiye kadar yapılan tariflerin hiçbirine uymayan örnekler de ortaya çıkabilir her zaman.

Şiir yazılabilir, sesli veya sessiz okunabilir, dinlenebilir, bestelenebilir, şerh, izah ve tahlil, tenkit ve tefsir edilebilir, açıklanabilir, yorumlanabilir, tanzir, tehzil ve tazmin, taklit ve intihal edilebilir, biçim ve içerik itibariyle irdelenebilir, çeşitli yönleriyle incelenebilir, edebî sanatları gösterebilir, ama o “efrâdını câmî ve ağyârını mânî” olacak biçimde tarif edilemez.

Şiiri tarif edilemez kılan özelliklerden biri de, onun nesir gibi ağırlıklı olarak akıl, zekâ ve düşünce mahsulü olmayıp duygu ve hayâl âlemine ait bir kıymet olmasıdır. Çünkü şiir ne fikirle olur, ne de fikirsiz…

Şiirin klibi çekilebilir, şiirden hareketle film çevrilebilir, bir şiirin oratoryosu hazırlanabilir, bir şiir sahne eserine dönüştürülebilir, gramer bakımından ele alınabilir, resim, müzik ve mimârî ile olan ilişkisi, tarih ve felsefeyle, sosyoloji ve psikolojiyle ilintisi tetkik edilebilir, aynı dilin tarihî devirlerinden günümüzdeki dile manzum ve/veya mensur çevirisi denenebilir, aynı dilin öteki lehçelerine aktarılabilir, nakledilebilir, fakat tarif edilemez. Çünkü şiir, edebiyat, sanat bir pozitif bilim değildir.

Şiirin mısra başı harfleriyle akrostiş yapılabilir, ebced hesabıyla tarih düşürülebilir, başka metinler içinde iktibas edilebilir, onunla bütün nazım biçimleri ve türleri denenebilir, muamma ve lugaz adı verilen manzum bilmeceler teşkil edilebilir, marş yapılabilir, fotoğraf, desen ve karikatürlerle desteklenebilir, her tür müziğin her tür makamında bestelenebilir, zaman ve tarihe tanıklık edebilir, her çeşit vezin kalıbına dökülebilir, bir araç ya da amaç haline dönüştürülebilir, rûhun veya nefsin sözcüsü olabilir, destanlaşabilir, adlin yahut zulmün savunuculuğuna soyunabilir, lâkin tarif edilemez.

Şiir; hikâyede, romanda, tiyatroda, biyografide, fıkrada, masalda, tekerlemede yer alabilir, ortaya çıkabilir, elle, daktiloyla, bilgisayarla yazılabilir, hayatı, insanı ve öteki varlıkları güzelleştirebilir, geçmiş, hâl ve gelecekten haber verebilir, plakta, diskette, CD’de kalıcı hâle getirilebilir, sözlü ve yazılı olarak oluşturulabilir, kutsal kitaplarda bile rol alabilir, bin bir yüzle belirebilir, bin bir köşeye, bin bir geceye ve gündüze dağılabilir, anlamı şairin karnında kalabilir, bundan dolayı da o, tanımlanamaz.

Şiir; her çeşit ölçü ve kafiyeden, rediften faydalanabilir, aliterasyon ve asonanslardan, tekrarlardan, paralel söyleyişlerden, nakaratlardan faydalanabilir, aşkları, acıları, sevinçleri, savaşları, doğayı, hayatı ve ölümü konu alabilir, istediği her şeyi tem/tema seçebilir, ağlatabilir, güldürebilir, -onunla söyleşilebilir, atışılabilir, yarışılabilir - insanı alt üst edebilir, dünyayı değiştirebilir, fısıldanabilir, haykırılabilir, hafızalara kazınabilir, altın harflerle yazılabilir, kutsanabilir, lanetlenebilir, aforoz edilebilir, çıktığı ağzı inci-mücevherle doldurabilir, şairini ölüme mahkûm ettirebilir, bir milleti yeniden diriltebilir, insanları ortak duygu ve idealler etrafında kenetleyebilir, millî destan ve millî marş olarak bir milletin gönlünde taht kurabilir, dillerde pelesenk hâline gelebilir, bir dili ölümsüz kılabilir, bir ânı, görüntüyü, yaşantıyı, izlenimi sonsuza kadar yaşatabilir, her türlü düşünceyi duygu potasında eritebilir, ferdi insân-ı kâmile dönüştürebilir, ruhları, dili ve kültürü yüceltebilir, kişi ve toplumda silinmez izler bırakabilir, eğitim, öğretim ve ahlâka yardımcı olabilir, duygularımızı inceltebilir, fakat o, dört başı mâmur bir şekilde tarif edilemez.

Son sözümüz şudur: Bu kadar çok yönlü ve tarih boyunca dilleri birbirinden farklı yüzlerce milletten, kavimden milyonlarca insanın emek, zaman ve gönül verdiği, düşünceleriyle anlamlandırmaya çalıştığı, hayalleriyle süslediği, ümit beslediği, duygularıyla inşâ ve imar ettiği şiirin rengârenk, yanar döner, sırlarla dolu kristal piramidi yahut prizması tek bir tanıma, herkesçe kabul edilebilir herhangi bir ortak tarife kavuşturulamaz. Kısacası, herkesin şiiri, herkesin şairi, herkesin tarifi kendine göre…      

 
BU SAYIDA
ŞAİR-YAZAR AHMET ÖZDEMİR’LE BİR KONUŞMA
Uğur BAŞARAN
YUNUS VE DAĞ
Mustafa Özçelik
YAZARLIĞA NASIL BAŞLADIM
Ümit Fehmi Sorgunlu
MÜNÂCÂT/Şiir/
Ahmet Şahin
Eriyen Gözyaşları
Sergül Vural
GÖNÜL EVİ
İSMAİL ADİL ŞAHİN
4. ERCİYES ŞİİR GÜNLERİNİN ARDINDAN
VEDAT ALİ TOK
LETONYA’DA TÜRK ŞEHİTLİĞİ
Duran ÇETİN
YAHYA KEMAL SADECE BİR İSTANBUL ŞAİRİ MİDİR?
İsmail ÖZMEL
ŞAİRLER KADAR SEVEMEZ MİYİZ?
Hatice EĞİLMEZKAYA
ÇANLAR EDEBİYAT İÇİN(DE) Mİ ÇALIYOR?
Hüzeyme Yeşim Koçak
GÜVERCİNLER
Refik KÖKER
MEDET
Yusuf Akyüz
KÜÇÜK DEV ADAMIN RESMİ...
İSA YAR
MASALLARDA ÇOĞALAN
Selim TUNÇBİLEK
Nikol /Öykü/
Kalender YILDIZ
NURA BENZER…/ªiir/
Rıfat Araz
VEDAT ALİ TOK, ESERLERİ VE EDEBÎ ŞAHSİYETİ
Senem Gezeroğlu
SEVGİNİN DİLİ
İbrahim ŞAHİN
SEVDAYI GERÇEK SAHİBİNE SUNABİLMEK
Berna BAK
ÇAĞRI /Şiir/
Şeyhmus Çiçek
Türk Dilinin Gelişim Tarihi
Emine Sevinç Öksüzoğlu
ALİ DAĞI/Öykü/
Hüseyin Türkmen
KİTAPLIĞIMIZDAN
Mehmet KUTAY
BİTEN KOCA BİR ÖMÜR
Kemal Ahmet Şen