Ana sayfa
   Dost Siteler
   Bize Gelenler
   Dergimizin Satış Noktaları
   
 
      Kullanıcı Girişi
Kullanıcı adı
Şifre
Ücretsiz Üyelik
RÖPORTAJ

 PROF. DR. ATABEY KILIÇ İLE KLÂSİK TÜRK EDEBİYATI ÜZERİNE…

 Bekir OĞUZBAŞARAN

               Hocam, Berceste okuyucuları için Hayat hikâyeniz ve eserleriniz hakkında özlü bilgi vermenizi rica edeceğim.

“Övünmek gibi olmasın ama Kayseriliyim!” diye bu şehre âit olmaktan dolayı duydukları gururu dile getirirmiş hemşehrîlerimiz eskiden. Övünülecek nesi var bilemiyorum ama, ben de Kayseri doğumlu bir insanım. Eskiden İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Mersin gibi şehirlerin yerli veya köy kökenli halkı, dış göçün neticelerinden şikâyetçi olurlar, şehrin ve şehirlinin kendine has kimliğini ve havasını kaybetmesinden ötürü de sızlanır dururlardı; bunları ne zaman okusak duysak bizlerin de yüreğinde benzer sızılar oluşurdu. Son 5 senedir ne yazık ki bizler de aynı serzenişlerde bulunmaya başladık, şehre sahip çıkmayacak ve muhtemelen de hiç bir zaman kendini bu şehirli gibi hissetmeyecek on binlerce insan ile doldu Kayseri. Her zaman misafirperveriz, her zaman gönlümüz de kucağımız da açık ama, bizim gibi hızla göç alan şehirlerin âkıbetini bildiğimiz ve gördüğümüz için gidişattan dolayı endişelenmemek elde değil.

1960lı yılların ortasında, o zamanlar Bünyan'a, yaklaşık 10 yıldır da Talas'a bağlı olan Koççağız köyünde doğmuşum, Mustafa Kemâl Atatürk'ün vefat ettiği gün. Rahmetli dedem Eğitmen Gâlip Kılıç Beyefendi, hem Atatürk'ü hatırlatsın hem de kökümüzün Selçukluya kadar uzandığı anlaşılsın diye ismimi «Atabey» koymuş. Mekânı cennet olsun. İlk okul maceram Almanya'daki 2 yıllık eğitimle başlar, Kayseri'de Ahmet Baldöktü ve ardından son 2 sene Kılıçarslan İlk Okulu ile sona erer. Bu arada, benim, üç kardeşimin ve ilk çocuğum Cangül Seda Kılıç'ın da okuduğu bu güzel ve manalı isme sâhip okulumuzun adının ek bina yaptırdı diye bir hayırseverin ismi ile değiştirilmesini de hiç tasvip etmediğimi ifade etmek isterim. Hayır yapmak tabiî ki takdire şâyân bir hizmet ama, şehrin en eski modern okullarından birinin ismini de ortadan kaldırmak hayırlı bir iş olmasa gerek.

Orta ve lise tahsilim Fevzi Çakmak Lisesi'ne âittir. 1983 yılında bitirdiğim bu güzel okulun ardından Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü faslı gelir eğitim hayatımda. Hayatımın en güzel ve bir o kadar da sıkıntılı günleri bu fasılla başlamıştır: İzmir, Tunca Kortantamer, edebiyat dünyası… 1987 yılında mezun olduktan hemen sonra Erciyes Üniversitesinde açılan Türk Dili okutmanlığı sınavını kazandım, 1988 başında da göreve başladım. Aynı yıl sonunda İzmir'de yüksek lisans sınavında başarılı bulundum, 1990 yılında belâgat ve şerh ile ilgili olan «Üskübî'nin Şerh-i Telhîs'i» isimli tezi bitirdim, aynı sene doktora programına başladım, buradan da 1994 sonunda tamamlayıp jüri huzurunda savunduğum «Ahmed Neylî Dîvân'ı» isimli tez ile doktor ünvanını kullanmaya hak kazandım. 6 yıl süren haftalık mecbûrî İzmir-Kayseri seyahatları tam bitti, biraz rahatlayacağız diye düşünürken kendimizi ailece İzmir'de bulduk. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde yardımcı doçent ünvanı ile görev yapmaya başladım. 2000 yılı Temmuz'una kadar Ege Üniversitesindeki görevim devam etti. Bu tarihten itibaren Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde hizmet etmeye çalışıyorum. 2002 yılında doçent, 2007'de de profesör kadrosuna atandım.

Esasında hayatımın en verimli dönemi Erciyes Üniversitesi devresi, yani 2000 yılı sonrasıdır. Her şeyi ile son derece feyizli, bereketli ve verimli bir şehir olan Kayseri'nin gözde kuruluşu üniversitemizin Ege'de hiç bir zaman bulamayacağım imkânları ile güzel işlerin ortaya çıktığını söyleyebilirim. Pend-i Ricâl'i Kayseri'de bitirdim ve yayımladım, Manzûme-i Keskin, Bî-nokta Tecellî Divançesi de kezâ böyle. Ardından manzum sözlüklerden Sübha-i Sıbyân Şerhi Hediyyetü'l-İhvân, Konya Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 4026'da kayıtlı Manzum Sözlük Mecmuası, Ahmed Hamdî'nin Belâgat-ı Lisân-ı Osmânî'si vb. çalışmalar hep bu güzel şehrin ve üniversitenin imkânları ile vücuda gelmiştir.

            Röportajın tamamını okumak için üye olmanız gerekmektedir.

 

 
BU SAYIDA
ŞEYHÜLİSLAM YAHYA’NIN RENK GERGEFİ
Prof. Dr.Mahmut KAPLAN
DİNLE ÇOCUĞUM! (Şiir)
İSA YAR
SAN’ATKÂRINI YAŞATAN SAN’AT
Ahmet Şahin
ŞEYH GÂLİP’LE TEFEKKÜRE ÇIKMAK
VEDAT ALİ TOK
ÖLEN BNİM (Şiir)
Rıfat Araz
DİNLE!..
Prof. Dr. İsmail Hakkı NUR
EDEBİYAT BARONLUĞU
İbrahim ŞAHİN
ALEV KANATLI KUŞLAR GÖRDÜM
Yusuf Akyüz
SON YAPRAK DA DÜŞTÜ
Ümit Fehmi Sorgunlu
PROF. DR. ATABEY KILIÇ İLE KLÂSİK TÜRK EDEBİYATI ÜZERİNE
Bekir Oğuzbaşaran
DÜĞÜN (Öykü)
Oyhan Hasan BILDIRKİ
İNTİFADA (Şiir)
Züleyha Özbay Bilgiç
GÜNEŞ BULUTLARA DÜŞÜNCE (Şiir)
Osman BAŞ
LONDRA MEKTUPLARI III
Yadigar Türkeli Sanlı
SÜTLÜ ÇİKOLATALI BİR GÜN (Öykü)
Hüzeyme Yeşim Koçak
ALTIN ÇAĞ (Şiir)
İSMAİL ADİL ŞAHİN
“MUCİZE” İLE HAYATA TUTUNMAK
Sergül Vural
BELKİ GELİRİM (Şiir)
Filiz Kalyon
AZERBAYCAN YAZARLAR BİRLİĞİ’NİN 75. YILI...
Abdullah Satoğlu
SİTEM
Zeki ORDU
HOCAM BEKİR OĞUZBAŞARAN
Prof.Dr.Selma Baş
ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Ümit Fehmi Sorgunlu
ÖĞRETMENİM SEN ÇOK YAŞA
Yusuf Dursun
MEVSİMLERİN MASALI
Senem Gezeroğlu